ULUSLARARASI İMAM MÂTÜRÎDÎ ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı (TDPV) 25-27 Ekim 2018 tarihleri arasında Ankara’da Kayıp Aydınlanmanın İzinde: Uluslararası İmam Mâtürîdî Çalıştayı düzenlemiştir. Çalıştaya yurt içi ve yurt dışından toplam 43 öğretim üyesi katılmıştır.

25 Ekim 2018 günü gerçekleştirilen açılış programına başta TBMM Başkanı Sayın Binali YILDIRIM olmak üzere yasama, yürütme, yargı, üniversite ve sivil toplum camiasından yaklaşık 600 davetli katılmıştır. Açış konuşmalarını TDPV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Çalıştay Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Abdullah ÇALIŞKAN ve Çalıştay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN yaptıktan sonra sırası ile TDPV Mütevelli Heyeti Başkanı İdris GÜLLÜCE, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof.Dr. Haluk DURSUN ve TBMM Başkanı Sayın Binali YILDIRIM konuklara hitap etmişlerdir. TRT AVAZ tarafından Çalıştaya özel hazırlanan İmam Mâtürîdî tanıtım filmi izlendikten sonra mini panele geçilmiştir. Çalıştay Bilim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Şaban Ali DÜZGÜN’ün yönettiği panelde İmam Mâtürîdî’nin düşünce sistemini oluşturan 4 ana kavram olan AKIL, HİKMET, ÖZGÜR İRADE ve ADALET konularında sırası ile Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hülya ALPER, Harran Üniversitesi’nden Dr. Sami ŞEKEROĞLU, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sönmez KUTLU ve ABD Emory Üniversitesi’nden Dr. Philip C. DORROLLdavetlilere kısa birer sunum yapmışlardır.

Çalıştayın ikinci günü yapılan ilk oturuma Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof.Dr. Hasan ONAT başkanlık etmiş ve Mâtürîdî’de Epistemolojik Tasavvur: AKIL konusu ele alınmıştır. Prof. Dr. Hülya ALPER’in sunduğu tebliğ Almanya Ruhr Üniversitesi’nden Prof.Dr. Angelika BRODERSEN tarafından müzakere edilmiştir. Daha sonra yapılan açık müzakerede katılımcılarkonu hakkında düşüncelerini paylaşmışlardır. Öğleden sonra başlayan ikinci oturumda Mâtürîdî’deMetafizik Tasavvur: ADALET konusunda müzakere yapılmış ve bu oturuma Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof.Dr. Ali BARDAKOĞLU başkanlık etmiştir. Dr. Philip C. DORROLL’un sunduğu tebliğ, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Doç.Dr. İbrahim ASLAN tarafından müzakere edilmiştir. Bu oturumda da katılımcı öğretim üyeleri söz alarak düşüncelerini ifade etmişlerdir.

Çalıştayın üçüncü günü yapılan Mâtürîdî’de Ahlâki Tasavvur: HİKMET konulu oturuma Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ başkanlık etmiştir. Bu oturumda Dr. Sami ŞEKEROĞLU’nun sunduğu tebliğ katılımcılar tarafından müzakere edilmiştir. Öğleden sonra yapılan son oturumda ise Mâtürîdî’de İnsan ve Toplum Tasavvuru: ÖZGÜR İRADE konusu ele alınmıştır. Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. M. Said YAZICIOĞLU’nun başkanlık ettiği oturumda Prof. Dr. Sönmez KUTLU’nun sunduğu tebliğ başta Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN olmak üzere tüm katılımcılar tarafından müzakere edilmiştir.

Çalıştay oturumlarının tamamlanmasından sonraÇalıştay Sonuç Bildirisi olarak hazırlanan taslak metin tüm katılımcıların görüşüne sunulmuştur. Katılımcıların görüşleri alındıktan sonra nihai olarak karar verilen aşağıdaki metin Çalıştay Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Abdullah ÇALIŞKAN tarafından okunarak basın mensupları ile paylaşılmıştır:

ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRİSİ

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı tarafından düzenlenen Kayıp Aydınlanmanın İzinde: Uluslararası İmam Mâtürîdî Çalıştayı, 25-27 Ekim 2018 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Yurt içi ve yurt dışından çalıştaya katılan ve Mâtürîdî çalışmaları konusunda alanında uzman ilim insanları, yapılan üç günlük müzakerenin sonunda, ulaşılan şu hususların kamuoyuyla paylaşılmasında fayda mülahaza etmektedir.

İmam Mâtürîdî, Ehl-i Sünnet’inakaid ve fıkıh sütunlarını sistemleştiren İmam-ı Azam EbûHanîfe’den sonra, onun inançla ilgili görüşlerini sistematik bir kelâm ekolüne dönüştüren Semerkandlı bir âlimdir.

İmam Mâtürîdî, Müslüman toplumların farklılıklarını koruyarak birlikte yaşam sürebileceğini ve bu farklılıkların gelişim ve dönüşümde etkin rol oynayabileceğini benimseyen bir ahlâk sistemi geliştirmiştir. Bu açıdan Mâtürîdî İslam’ın sabit ilkeleri ile muhtelif coğrafyalardaki kültür farklılıklarının nasıl uyum içinde harmanlanabileceğinin en iyi örneklerinden birini ortaya koymuştur.

Mâtürîdî, Kur’an’da “aşırılıklardan uzak örnek bir toplum” olarak nitelendirilen Müslümanların,  bu niteliklerini korumalarının; vahyin ışığında aklı kullanarak adalet, hikmet ve merhameti hâkim kılmaktan geçtiğini savunmaktadır. Bu itibarla, onun düşünce sistemi; adalet, hikmet, akıl ve özgür iradeye dayanmakta ve Mâtürîdî bu temellere yaslanan bilgi, varlık ve ahlak sistemi önermektedir. Mâtürîdî, insanın söz konusu bu yetilerle donatıldığına işaret ederek insanın dünyayı imar ve ıslah etme gibi ağır bir sorumluluğun altına ancak bu yetileriyle girebileceğini kaydetmektedir. O, insanların bu donanımlarının ise çatışmaya değil, işbirliğine yönlendirilmesinin; toplumu yıkıma sürükleyen fitne olgusunu engelleyecek yegâne yol olduğunu ifade etmektedir.

Mâtürîdî’ye göre Kur’an’ı anlamaya yönelik çabaların temel hedefi, “en doğruya ulaşma”dır. Bu gerekçe ile günümüze ulaşan ve 17 cilt olarak yayınlanan tefsirine, “Te’vilâtu’l Kur’ân” adını vererek iki yöne vurgu yapmaktadır: a) Kendisinin bu çalışmasının bir çaba olarak yorumlanması gerektiğini, b) bu doğrultuda kendi yorumlarının da eleştirilebileceğini ima etmektedir.

Mâtürîdî, hikmetle bütünleşmiş bir adaleti, toplumsal yaşamın olmazsa olmazı olarak görmektedir. Ona göre, bütün insanlar doğuştan temiz bir fıtrata sahiptir. Toplumun amacı, eğitim yoluyla insanın bireysel yetkinliğini gerçekleştirmesini sağlamaktır. Bu düşüncesiyle Mâtürîdî, kemâliyeti sağlayan insanlardan oluşan Müslüman toplumun, bütün insanlık için ahlâk, adalet ve dindarlıkta örnek olmasını öngörmektedir.

İmam Mâtürîdî, imanın kalpte gerçekleşen bir tasdik olduğuna vurgu yapmış ve oraya hiç kimsenin müdahale etmesine Allah’ın imkân vermediğini dile getirmiştir. Böylece o, insanların inançlarından dolayı yargılanmasının önünü kesin bir şekilde kapatmıştır. Onun bu anlayışı, ehl-i kıblenin tekfir edilemeyeceği ilkesiyle örtüşen bir yaklaşımdır.

Mâtürîdî, dini hayatın sağlam delil ve bilgi üzerine inşa edilmesini gerekli görmüş; sübjektif yorum ve verilerle hüküm vermenin çıkaracağı sorunlara dikkat çekmiştir. Bu sebeple ona göre rüya, ilham ve keşf, bilgi kaynağı değildir. Dolayısıyla bunlar üzerine hüküm bina edilemez.

Mâtürîdî’nin ahlâk nazariyesi, akıl ve vahiy çerçevesinde bütüncül bir tasavvur öngörmektedir.  Bu ahlâk; anlamlı, faydalı ve gayeli bir yaşamı salık vermektedir. Ahlâkî buhranların yaşandığı ve ahlâk dışı davranışların dahi din üzerinden meşrulaştırılmaya çalışıldığı günümüzde; hakkın, hakikatin ve ahlâkın hâkimiyetine şiddetle ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç ise ancak; değerler kadar onlara hayat verecek doğru Allah ve insan tasavvuru ile giderilebilir.

Sonuç olarak, Mâtürîdî’nin akıl, adalet, hikmet ve özgür irade gibi kavramlara dayalı düşünce sisteminin önümüzü aydınlatacağı ve insanlığın barış ve esenliğine katkı sağlayacağı kanaatine varılmıştır.

Çalıştayın kapanış oturumunda Dr. Abdullah ÇALIŞKAN, Çalıştayın çok başarılı ve verimli geçtiğini, her bir oturumda en az 20 öğretim üyesinin müzakerelere katılarak düşüncelerini ifade ettiğini, 100’e yakın misafir dinleyicinin de müzakereleri yakından takip ettiğini ve bir sonraki Çalıştayın imkân olursa İmam Mâtürîdî’nin doğup büyüdüğü topraklarda yapılmasının çok anlamlı olacağını belirterek başta tebliğ sunan ve müzakerelere katılan tüm öğretim üyeleri olmak üzere Çalıştayın hazırlık sürecinde büyük emeği olan Yürütme Kurulu Üyelerine, Bilim Kurulu Başkanı ve üyelerine, Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Yönetimine ve personeline ve Çalıştayı destekleyen kurum ve kuruluşlara teşekkür etmiştir.